Yıl daha bitmedi fakat Free League şimdiye kadar çıkardığı en iyi RPG sistemlerinden birisini yaptı bile. Electric State RPG şu ana kadar oynadığım Year Zero Engin sistemi kullanan oyunlar arasında açık ara en iyi dünyaya sahip ve masa başındaki rolleri mekaniksel unsurlara çevirmede başarılı olan sistem. Yazının sonunda söylememiz gerekeni başta söyleyelim. Electric State RPG şimdiden benim bu yıl için favori oyunum oldu. Oyun ilk duyurulduğu günden beri Kickstarter kampanyasını takip ettim ve betasını test etme imkânı buldum. Normal şartlar altında betasını oynar oynamaz bir inceleme yazacaktım. Fakat böylesine iyi bir RPG için tam sürümünü beklemek ve birkaç oyun oynatmak istedim.
Oyunu test etmek için Gri Şehir Hikayeleri adlı TTRPG etkinliğinde bir masa açtım ve daha önce tanımadığım TTRPG hobisine yeni başlamış kişilere oynattım. Ardından yakın çevremde bulunan bu hobi ile aktif olarak uğraşan tecrübeli kişiler ile oynadım.
Ve ikisi de şaşırtıcı şekilde inanılmaz ölçüde iyi sonuçlandı. Oyun gerek Simon Stålenhag’ın yarattığı eşsiz dünyası ile gerek masadaki rol kısmını mekanik unsurlarla da desteklemesiyle hem yeni oyuncuları hem de tecrübeli oyuncuları hızlıca içine çekiyor.

Yazının başından da anlayabileceğiniz üzere Electric State, Simon Stålenhag’ın aynı isimli kitabından Free League tarafından RPG olarak uyarlanan bir sistem. Kitabı okuyanlar zaten Electric State’in eşsiz dünyasını biliyordur fakat okumayanlar için kısaca anlatalım.
Electric State Dünyası
Alternatif bir 1990’lar Amerika’sında geçen distopik bir dünya düşünün. Bu dünya, ileri teknolojinin her köşeyi kapladığı fakat toplumun çökmüş olduğu bir evreni tasvir eder. Elektronik devrim, büyük dronlar, terk edilmiş robotlar ve gizemli, devasa yapılarla kendini gösterir. Ancak bu teknolojik gelişmeler, beraberinde kaos ve çöküşü de getirmiştir. Sosyal yapılar bozulmuş, ekonomik düzen altüst olmuştur.
İnsanlar izole olmuş, şehirler harabeye dönmüştür. Boş otoyollar, terk edilmiş evler ve kıyameti andıran manzaralar, bu dünyada sıkça rastlanan görüntülerdir.
Elektriksel ve dijital yapıların hâkim olduğu bu dünyada, ileri teknolojinin soğuk ve duygusuz yüzü, insan hayatını derinlemesine etkiler. Gelişmiş dronlar ve robotlar, artık işlevsiz ya da terk edilmiş durumdadır. Binalar ve şehirler, teknoloji ile donatılmış olmalarına rağmen, yaşam izlerinden yoksundur. Bu ortam, insanın teknoloji ile olan ilişkisini ve bu ilişkinin getirdiği yalnızlığı derinlemesine sorgular.

Kısacası 90’larda geçen post apokaliptik bir cyberpunk demek çok da yanlış olmaz.
Evreni daha detaylı anlatacak olursak bahsetmemiz gereken en önemli şey Nörokasklardır.
Nörokask dediğimiz şey bir nevi VR (Virtual Reality) gözlük olarak tanımlanabilir.
Şekil olarak günümüzdekilerden biraz daha farklı olmakla beraber geri kalan pek çok özelliğinin hemen hemen aynı olduğu söylenebilir. Ancak bu Nörokasklar insanları karşı konulamaz şekilde bağımlı yapıyor. Öyle ki insanlar geçek hayattan kaçmak için bu kaskları kullanıyor ve günlerce kafasından kaskı en temel ihtiyaçlarını gidermek için bile çıkarmıyorlar. En sonunda açlıktan ya da farklı sebeplerden ölüyorlar.
Electric State RPG’nin İşleyişi
Oyun temel olarak bir yolculuğu işliyor. Oyuncuların her biri Traveler olarak adlandırılıyor. Amaçları Amerika’nın herhangi bir A noktasından herhangi bir B noktasına ulaşmaktır. Ancak bu yolculuk sırasında farklı duraklarda durmaları gerekiyor. Her bir durak aslında bir one shot macera olarak da düşünülebilir.
İlerleyebilmeniz için duraklardaki olayları çözmeniz gerekiyor. Kimisinde ortada bir cinayet durumu varken kimisinde bağımlı insanların kontrolsüz saldırısına uğrayan bir grubu kurtarmanız gerekiyor.
Kitabın içerisinde Into the Dust adlı 3 durağa sahip hazır bir oyun geliyor. İsterseniz ilk oyununuz için benim yaptığım gibi bunu kullanabilir ya da kitabın size verdiği tavsiyeleri, tabloları kullanarak kendi yolculuğunuzu ve duraklarınızı da yaratabilirsiniz.

Her ne olursa olsun kitapta da belirtildiği gibi varış noktası değil yolculuğun bir amaç olduğunu unutmayın. Yani bu oyunda bütünüyle bir yolculuğu oynuyor olacaksınız. Bu 3-4 duraklı kısa bir yolculuk da olabilir 12 duraklı uzun bir yolculuk da. Bu tamamen sizlerin karar vermesi gereken bir şey. Nasıl bir yolculuğa çıkmak isterseniz isteyin kitap zengin içeriği ile bunları yapabilmenize olanak sağlıyor.
Kitabın Bölümleri
Kitap 236 sayfa olup 8 bölümden oluşmakta. İlk iki bölümde Electric State dünyasını detaylıca özetleyip oyunun temel prensiplerini anlatıyor. Dünyanın bu duruma nasıl geldiği, Nörokask denen zımbırtının ne olduğu, insanları sömüren şirketlerin kimler olukları ve aklınıza gelebilecek evren hakkında pek çok şey.
3. bölümde ise Traveler’ınızı yani karakterinizi nasıl yaratacağınız anlatılmış. Bu bölümde geniş bir seçim yelpazesi sunan 10 farklı Archetype bulunmakta. Fakat benim en çok ilgimi çeken Drone Pilot ve Runaway Kid oldu. Bir gün Game Masterlık lanetinden kurtulabilirsem oyuncu olduğum zaman bu iki Archetype’dan birini denemeyi çok isterim.
Hemen ardından gelen 4. bölüm ise oyunun savaş sistemini ve geri kalan mekanikleri anlatmakta. (Year Zero Engine)
5. bölüm ise Free League’yi neden sevdiğimi bana tekrar hatırlatan bir bölüm olmuş. Kitabın içerisinde gelen hazır hikâyeyi oynamak istemezseniz ya da çoktan oynamışsanız ve yeni maceralara atılmak istiyorsanız bu bölümü kullanarak kendi hikayenizi yazabilir kendi yolculuklarınızı tasarlayabilirsiniz.
Bu bölümde kendi yolculuğunuzu nasıl tasarlayacağınız oldukça detaylı bir şekilde onlarca farklı örnekle ve tavsiyeyle anlatılmış. İsterseniz sadece tabloları kullanarak bir yolculuk ve yolculukta karşılaşacakları duraklar tasarlayabilirsiniz. Ya da verilen örnekleri ve tavsiyeleri inceleyip kendi hayal gücünüzün ortaya çıkaracağı hikayeleri de yazabilirsiniz.

6. bölümde ise bir GM olarak oyuncularınızın karşısına çıkarabileceğiniz her türlü tehdit unsuru detaylıca anlatılmış ve bunları oyun içerinde nasıl kullanabileceğiniz, kendiniz farklı bir tehdit unsurunu nasıl yaratabileceğiniz anlatılmış.
7. bölümde ise Into the Dust adında şahane bir hazır yolculuk bulunmakta. Bu yolculuk 3 duraktan oluşuyor ve oyuncular hangi archetype’ı seçerse seçsin onun karakterine göre yazılmış bir görev dizini bulunuyor. 2 defa bu yolculuğu oynattım ve ikisinde de oldukça iyi sonuç aldım. NPC’ler oldukça detaylı ancak GM’in kendi yorumlamasını yapabileceği şekilde yazılmış, haritalar ve karakter portreleri de masa başında oynarken artı puan sağlıyor.
Son kısım olan 8. bölüm ise solo RPG oynamak isteyenler için yazılmış. İçerisindeki ahzır tablolar ve olaylar ile tek başınıza oyunu deneyim edebilirsiniz. Son zamanlarda pek çok insan solo RPG’lere yönelmeye ya da denemeye başladı. Free League’de Electric State’e bunu ekleyerek Solo RPG’lerin gelişimine katkıda bulunmuş.
Oyunun Sistemi (Year Zero Engine)
Oyunun sistemine gelecek olursak klasik Year Zero Engine kullanıyor fakat bu sisteme ufak tefek eklemeker yapıyor. Öncelikle YZE ne olduğunu bilmeyenler için oldukça basit bir şekilde tek cümle ile özetleyelim. 6 yüzlü zar atıyorsunuz ve eğer 6 ya da üzeri gelirse başarmış sayılıyorsunuz. Sistem temel olarak bu şekilde, elbette detaylara sahip fakat ana mantığının bu olduğunu söyleyebiliriz.
Oyunda Strength, Agility, Wits, Empathy olmak üzere 4 attribute puanı bulunmakta. Bütün zarları bu dört değer üzerinden atıyoruz.
Canımızı Strenght ve Agility’i toplayıp ikiye bölerek bulurken Hope puanımızı Wits ve Empathy puanını toplayıp ikiye bölerek buluyoruz. Fakat Hope’un ne olduğunu açıklayabilmek için Bliss ve Tension mekaniğini de açıklamamız gerek.

Hope Bliss Tension Döngüsü
Hope oyunda karakterimizin bir nevi mental sağlığını temsil ediyor diyebiliriz. Yolculuğa devam etmesini sağlayan ateşleyici gibi düşünülebilir. Belli durumlarda düşebilir ya da artabilir. Örneğin birlikte seyahat ettiğiniz diğer yolculardan birinin ölmesi Hope puanınızı düşürebilir. Hope puanlarınız sıfıra düşerse Breakdown oluyor ve d66 atarak Travma tablosundaki travmalardan birisine maruz kalıyorsunuz.
Bu travmaların tamamıyla kötü olduğunu söylemek yanlış olur kimi zaman oyuna farklı renkler katıyor. Örneğin kişilik bölünmesi (Personality split) olursanız fiziksel özellikleri dışında sıfırdan yeni bir karakter yaratıyorsunuz ve her umut puanı kaybettiğinizde bu karakter ile yer değiştiriyorsunuz. Yani masada iki farklı rolde iki karakter ile oynamak zorunda kalıyorsunuz ve kimi zaman oyunda oldukça ilginç sekanslar yaşanmasına sebebiyet verebiliyor.
Peki Hope puanımız düşerse onu nasıl arttıracağız? Aslında bunun birkaç farklı yolu var. Kişisel eşyanız ile vakit geçirmek, dinlenirken kişisel şeylerle uğralmak gibi. Fakat Hope puanını arttırmanın en verimli yolu Tension’dan geçiyor.
Tension oyundaki karakterinizin diğer karakterlerle olan iletişimini, onlara karşı içinizde beslediğiniz hislerin, duyguların kuvvetini temsil eder. Herhangibi bir karatker ile aranızdaki Tension 0,1 ya da en fazla 2 olabilir. 0 ona karşı içinizde herhangib bir hi bulunmadığını ifade eder. 1 bastırılmış ya da kontrol altına alınmış güçlü duyguları, öfke, aşk, ilgi ya da diğer duyguları ve düşünceleri ifade eder. 2 ise kontrol altına alınmamış güçlü duygular, öfke, aşk veya hatta korkuyu temsil eder.
Herhangi bir oyuncuya karşı 1 Tension sahibi iseniz ona karşı atacağınız herhangi bir zarda +1 zar atabilirsiniz. Tension düşürmek için ise oyundaki olayları gözlemlemeniz ve yaşananlar hakkında Tension sahibi olduğunuz karakter ile konuşup uzlaşmanız bir çözüme ulaşmanız gerekmekte. Herhangi bir karaktere karşı olan Tension’unuzun 1 puan düşmesi size 1 Hope puanı kazandırır.

Ayrıca Tension düşürmek için her zaman o karakter ile konuşmanıza da gerek yok. Kimi zaman yolculuk sırasında yaşanan bazı olaylar sizin ona karşı olan Tension’unuzu düşürebilir.
Önemli olan dokta bu Tension ve Hope belii bir denge içerisidne ilerlemektedir. Hope puanınız düştüğü zaman yeniden arttırmak için Tension olmalı, fakat kimi zaman Tension sahibi olmak Hope puanınızı duruma bağlı olarak düşürebilir.
Tales From the Loop‘da da benzeri mekanik denemeleri bulunuyordu fakat burda dahda fazla sistemin içine yedirilmiş durumda.
Gelelim Bliss kısmına. Bliss Nörokask kullanırken kullanırken sanal dünyaya ne kadar bağımlı olduğunuzu belirten bir değerdir. Nörokaskınızı takıp avatarınız ile sanal dünyada gezerken hernagib bir şekilde zar atmanız gerekirse ve başarısız olursanız Bliss puanınız artabilir. Ya da senaryoya, duruma, sanal dünyada gördüğünüz şeylere göre de game master sizden Bliss puanınızı arttırmanızı isteyebilir.
Şayet Bliss puanınız Hope puanınız ile eşitlenirse Nörokask bağımlısı olursunuz ve kendi rızanız ile kaskı kafanızdan çıkartamazsınız. Birinin bunu zorla yapması gerekir ve bu da travma yaratabilir.
Baskı ve Tasarım İncelikleri
Kitap maalesef daha dağıtım aşamasına geçemdi. Bu inceleme Kickstarter destekçilerine verilen PDF sayesinde yazıldı. Fakat kitabın bir ön baskısına ait video yine Kickstarter destekçileri ile paylaşıldı.
Dürüst olmak gerekirse Electric State’e destek olmamın en büyük sebeplerinden birisi mükemmel kapak tasarımıydı. Fazlasıyla sade ve oyunun temasını, dünyanın kitsch kültürü ile sebebiyle anlamsız materyaller ile dolduğunu ve oyuncular ile bir yolculuğa çıkacağınızı özetleyen oldukça hoş bir tablo gibi adeta.
Kitabın içeriğindeki çizimler Simon Stålenhag’a ait. Electric State kitabını okuduysanız zaten tanıdık gelecektir. Doğrudan romandaki çizimlerin kullanılması açıkçası beni mutlu etti. Şahsen Simon Stålenhag’ın sanat tarzını seviyorum ve mümkün olabildiğince çok yerde bu çizimlerle karşılaşmak istiyorum.
Ayrıca başlıklarda Trade Gothic Display 2 kullanmalarının sebebi muhtemelen Amerika’daki yol tabelalarına benzer bir hava katabilmek. Sonuçta oyunda bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve kitaba da bunun yansıtılması gerek. Bunu düşünerekten başlıklar için böylesine yerinde bir font seçilmesi Free League’nin kitap tasarımındaki yıllardır süregelen tecrübesinin bir yansımasıdır. Bu tarz ince düşünülmüş detaylar bence TTRPG kitaplarını daha üst bir seviyeye taşıyor. Onları sadece basit bir kural kitabı olmaktan çıkartıp rafınızda özel olarak sergilemek isteyeceğiniz bir ürün haline getiriyor.

Son Söz
Özetleyecek olursak, Electric State dünyası sizi cezbediyorsa ve sıradan RPG sistemlerinden sıkılıp farklı bir deneyim arıyorsanız, Electric State RPG kesinlikle denemeniz gereken bir sistem. Muhtemelen bu yıl Electric State RPG’nin üzerine çıkabilecek başka bir oyun olmayacak. Yazının başında da belirttiğimiz gibi, Electric State RPG, Free League’in şu ana kadar yaptığı en iyi oyunlardan biri olabilir.
Bu oyunu ister oyuncu olarak ister Game Master olarak deneyimleyin, masadan kalktıktan sonra Electric State’in sizin favori TTRPG sistemlerinizden biri haline geleceğinden emin olabilirsiniz. Hatta, benim gibi, bu oyunu birinci sıraya koymanız bile mümkün.
Electric State RPG, Simon Stålenhag’ın yarattığı eşsiz dünya ve atmosferiyle hem yeni başlayanlar hem de tecrübeli oyuncular için benzersiz bir deneyim sunuyor. Oyunun sunduğu yolculuk teması, her durakta farklı ve unutulmaz maceralar yaşama imkânı veriyor. Kitabın sunduğu detaylı rehberlik ve araçlarla kendi yolculuklarınızı tasarlayabilme özgürlüğü, oyunu her defasında taze ve heyecan verici kılıyor.
Free League’in yılların getirdiği tecrübe ile hazırladığı bu oyun kitabı, sadece kuralları ve hikayeleri değil, aynı zamanda etkileyici bir görsel şöleni de içeriyor. Simon Stålenhag’ın harika çizimleri ve özenle seçilmiş tasarım unsurları, Electric State RPG’yi koleksiyonunuzda özel bir yere sahip kılacak. Bu detaylar, oyunu basit bir kural kitabı olmanın ötesine taşıyor ve onu rafınızda sergilemek isteyeceğiniz bir sanat eseri haline getiriyor.
Sonuç olarak, Electric State RPG, sunduğu derinlik, özgünlük ve görsel zenginlikle bu yılın en dikkat çekici TTRPG’si. Bu oyunu deneyimlemek, sizi hem masada hem de zihninizde unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Eğer farklı ve etkileyici bir RPG arayışındaysanız, Electric State RPG, beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacak bir oyun.

